DÜŞ ÇİÇEĞİ


Hayal bahçemde şekillendirdiğim bir düş çiçeğiydi. Onun beni sonsuzluğa taşıdığına hiç kimse inanamadı... İnsan yüzlü ve çiçekleşen bir güzelliğin önünü açarak beni görmesini sağladım. Çevreden kendi başlarına sarkan renkli gülüşler arasında onunla baş başa oluşumuzun tek şahidi gökyüzüydü. Çevreye saçtığım renkler farklı bir görüntüyü açığa çıkarmıştı. Elimde bir fener taşımam da gerekmiyordu. Çünkü o bir aydınlıktı. Yüz yüze oluşumuzun insan yüreklerine yansıması kıskandırıcı idi. Uyanmamak için çırpınan bir anıt gibi büyüklüğünden daha çok güzelliği dikkatleri çekiyordu.
Bir kuş gibi umutlarımı arzu ettiğim yere götürmek için havalandı. Kirlendirilmiş bulutların tuzağına düşmek üzereyken bir kavis çizerek parlak maviliklerle kucaklaştı... Önce ışık haline dönüştü sonra ışık yutan çağdışı ve saldırgan gölgeler arasında kaldı.
Onun içine kattığım duyguların mutluluk adlı bir karışımı çeşitli renkler halinde etrafa öylesine ahenkli dağılırken ben berrak sular üzerine onun resmini çiziyordum.
Bir cuma gününün güneşi ise benim üzerimdeydi... onunla dolu sabah aydınlığıyla.

Üzeyir Lokman ÇAYCI
Paris - 06.04.2004




YAN KESİT


Sızıntılar yavru kabarcıkların arasında... Bugünden yarına taşınıyor...
Uzaktan çiçeklerin renkleri karışıyor birbirlerine... Gelincikler çığlıklarla büyüyor... Komşum anahtarlarını yine unutmuş dış kapısının üstünde... Kırpılarak değiştiriliyor kırmızılar... At rengiyle geliyor kirlenmiş duygular. Dönerek çoğalıyor yazılar masa üstünde… Dillerini anlayabilirsem karıncaların aralarına gireceğim. “Ezberlemek düşünceyi öldürüyor…” diyorlar ya… inanan yok aynalar önünde kendimle konuşmalarıma. Cevabımı alıyorum yanlışlıklardan.
Bir kelime içine sığıştırabilirsem hayatımı… dans edecek hücrelerim… Kırılacak demir parmaklıklar barış zincirleriyle… Gözleri ne kadar açılırsa geceyarılarının, düşler yığılacak grimsi tebessümler arasında…
Kendimi yarına hazırlayacağım : Alüminyum kaplarda yemek yemenin maliyetini anlatarak. Savaşlardan nasıl etkilendiğimi onlar bana soramazlar ki! Geçip gidiyor rüzgâr yanı başımdan bana sormadan… Başkalarının sert bakışlarına katlanıyorum, bana ait olmasalar bile… Masa başı cinayetleri, renk katliamları, bakış tacizleri, eksik harflerle kelimeleri infilak ettirmiyor artık… Ben yapmasam dahi çivileri bana batırıyorlar.
Her şeyin arkasına bir yığın köpek yavrusu bırakılıyor … Başkalarının yaptıklarına, benim yapmadıklarımla cevap verirlerken bütün dosyalar rafa kaldırılıyor. Taraf tutan görüntülerin üzerine su dökmek yasak... Özündeki örtüyü kaldırmadan kiremitleri üst üste harçsız, tutkalsız dizerseniz altında kalırsınız 100 gramlık yetkilerin. Gözleriniz kapalıyken kendinizi göremezsiniz. Fanusun dışındayken sizi içinde görenlerin sayısı bir buçuk kişi… İç güneşinizin önüne konulan engeller sevgisiz bir coğrafyanın, kan renkli tarihin, ölüm üreten matematiğin bir yansımasıdır. Dünya öküzün boynuzu üzerinde diye bağıran hayaletlerin peşinde boşuna koşturmayın… Kum fırtınası sadece develerin üzerine esmiyor. Artık size gece olan tencerenin kapağını kaldırın… Duvarlardaki şekilsiz anlatımlarla alamadığınız mesajlar önünüzü iyice kapayacak. Gittikçe küçülen insanlara değil, onları küçültenlerin, dışlayanların makbuzlarını kesin. Kırılanların dökülenlerin hesabı bunlardan sorulmalıdır.
Şimdi mağazayı kapıyorum. En Kısa zamanda sizi yine bekliyorum
Ha aklıma gelmişken söyleyeyim gelirken dostluk aşısını hayat eczanesinden satın almayı da sakın unutmayın.

Üzeyir Lokman ÇAYCI
06.04.2004


GEÇTİKÇE BAHARLARIN KIYISINDAN...

Biri karanlıkta çıplak, diğeri geceyarısında yorgun… Bir başkasının babasının babası benzerdi oğlunun oğluna. Kırardı testiyi, sonra ağlardı.
Değirmenci öğüttükçe zamanı, buğday un, un da ekmek olurdu.
Rüzgâr kuş sesi gibi pencere aralığındaydı.
Seçilmiş renklere rağmen her şey simsiyahtı… farkedilmiyordu ilkbaharlar.
Kedi gözleri sürüklenip gidiyordu Paris sokaklarından. Uzaklarda merdivenler yukarı çıkarıyordu ak saçlıları… Yakınlarda merdivenler derinliğine indiriyordu yırtılmış yamaçları. Soğukluktan yüzleri eskimişti insanların… Onlar önceden biliyorlardı « gölgelerin utanmadıklarını... »
Yarın yine aydınlıklar yüreklerinden vurulacaklardı! Çığlıklar kaplayacaktı ortalığı...
Gülleri farkettirmeyecekti acılar…
Pencere önlerini saracaktı korku duvarları... Oldukça zor açılacaktı kapılar...
Paylaşılmayan pırıl pırıl gökyüzü, denizleri okşayan martılar yırtılmış resimlerle düşecekti ayakaltlarına.
Biri karanlıkta çıplak, diğeri geceyarısında yorgun… Bir başkasının babasının babası, benzerdi oğlunun oğluna. Kırardı testiyi, sonra ağlardı.
Değirmenci öğüttükçe zamanı, buğday un, un da ekmek olurdu.
Rüzgâr kuş sesi gibi pencere aralığındaydı.
Seçilmiş renklere rağmen her şey simsiyahtı… farkedilmiyordu ilkbaharlar.
Yarın yine aydınlıklar yüreklerinden vurulacaklardı! Çığlıklar kaplayacaktı ortalığı… Gülleri farkettirmeyecekti acılar...

Üzeyir Lokman ÇAYCI
Paris – 31.05.2003


DÜŞLERİMDEKİ ISTANBUL

Özlemlerin yazıldı gözlerime
Biçimler eriyor düşlerimde
Resimlerinde bir başka,
Duygularımda bir başkasın Istanbul...

Dokunmaz denizlerine ayrı yaşamak
Özlemler gerilir manzaralarında
Düşünceler yerlerinde durmaz
Kurşun gibi oturur yalnızlıklarıma Istanbul...

Geçmişinde yaşar ak balıklar
Martılar dolanır hatıralarında
Öğütülmüş dostluklar sabahlara taşınır
Anadolu ağarır ufuklarında Istanbul...

Üzeyir Lokman ÇAYCI
Ankara – 12.01.1980




ISTANBUL

Rıhtım kuşları
Acılara koşarcasına
Denizlere sürüklüyor beni
Üstüme üstüme geldikçe sensizlikler
İnim inim inliyor Istanbul...

Bu karanlık kentte
Kaskatı kanımla
Sığamıyorum düşlerime
Boş sokaklar vurguluyor sensizliği
Kentten kente götürüyor seni Istanbul...

Bu koskoca kent acılarıma doluyor
Rıhtım kuşları beni
Yorgun gecelerine sürüklüyor
Ve orada sensizliği
Didik didik ediyor Istanbul...

Üzeyir Lokman ÇAYCI
Aksaray – Istanbul



"ISTANBUL" şiirinin yer aldığı yayınlar :



09.11.1976 KELEBEK GAZETESİ (TURQUIE)
08.12.1976 NİĞDE’NİN SESİ GAZETESİ (TURQUIE)
14.05.1977 SİİRT’TE SON SÖZ GAZETESİ (TURQUIE)
06.12.1977 YENİ BOR GAZETESİ (TURQUIE)
27.01.1978 YENİ ALANYA GAZETESİ(TURQUIE)
15.05.1978 BURSA’NIN SESİ GAZETESİ(TURQUIE)
27.06.1980 İÇEL EKSPRES GAZETESİ (TURQUIE)
00.03.1999 PARİS YENİ YORUM GAZETESİ (TURQUIE)
00.07.1999 LE VILAIN PETIT CANARD (FRANCE)
00.12.1999 TERPSICHORE (FRANCE)
00.03.2000 MULTIPLES (FRANCE)
00.03.2000 TRAVERSEES (BELGIQUE)
01.06.2000 OUSTE (FRANCE)
00.09.2000 PARTERRE VERBAL – N°35 (FRANCE)
00.10.2000 LE PASSAGER CLANDESTIN (FRANCE)
00.11.2000 POESIE PARTAGE (FRANCE)
00.12.2000 LES CAHIERS DE FRANÇOIS VILLON (FRANCE)
00.12.2000 FEUILLETS ARTISTIQUES ET LITTERAIRES (FRANCE)
00.02.2001 L’ECHO DE CH’NORD (FRANCE)
00.03.2001 LE JOURNAL À SAJAT (FRANCE)
00.12.2001 LE JOURNAL SAJAT N°56 (FRANCE)
04.05.2002 ÖZGÜR KALEM (TURQUIE)
02.06.2001 CLUB DES POETES (FRANCE)
00.12.2001 REVUE INCERTAIN REGARD (FRANCE)
00.12.2001 GRI DERGI (TURQUIE)

ADRESLER :



RUSSIAN
LA CASA DE ASTERION 1
LA CASA DE ASTERION 2
LA CASA DE ASTERION 3
LA CASA DE ASTERION 4
LA CASA DE ASTERION 5
LA CASA DE ASTERION 6
LA CASA DE ASTERION 7
LA CASA DE ASTERION 8
LA CASA DE ASTERION 9
LA CASA DE ASTERION 10
LA CASA DE ASTERION 11
ÜZEYIR LOKMAN CAYCI
SEVGI
LITACOR
ART - PREVOIR
DÜNYA
ÜZEYIR’ART
1 NİSAN
BELYURT
GÜZİN YURT
ONUR YURT – CAVIT YURT
CAVIT YURT
SERRAN
CARLOTA
MIRACOR
CIELAT
SERCOTAR
DELAGRACIA
GURBET VE TUTKULAR
ERDOĞAN EROĞLU
JUSO - EMRE
ELEONARDO
OCAIXOTE
POETICAS
JEAN-JACQUES REY
PASCAL LAMACHERE
KEDIM VE BEN
BEDIA GÜR
SCUOLAER
TONYA ALBRECHT
SEMIRAMIS KANBAK
PLANETE AFRIQUE
STEN GAZETA
ROBERT BONNEFOY
AYNUR KARAN
DOCTEUR PATRICK LEFOULON
KULTURA - EXTRA
MICHEL JAUNIAUX
RICHARD VALLANCE 1
RICHARD VALLANCE 2
RICHARD VALLANCE 3
JUERGEN BARGON
PAPILLON
ENSEMBLE
AYNA
OCAIXOTE
LES EDITIONS
MOÏSE MARCE
PAUL COSQUER
CHARABIA NET
MORUCANE’S JOURNAL
PHREATIQUE
EXPOSE'D POETRY
PIXIPORT
AYNUR KARAN – RICHARD VALLANCE
GEDICHTE ABC
GAETANO G. PERLONGO
MAD POETRY
DERGIBI
HÜRRIYET - FEYZA ALGAN
ÖĞRETMEN SÜRURÎ BİNYILDIRIM
CORYNE HAUTEMAISON
CELIL ARIKAN
AYSEL ÖZPINAR
GURBET ÇİÇEKLERİ
AKŞAMLARIN DURAĞI
ŞÜKRAN AYDIN
CASA DA CULTURA
IPEK TEKIN – NIGDE SITESI
LALE BEDIA YEŞİLDAĞ
AVRUPA TOPLULUĞU
ONURLU HAMLE
AKSARAY
MAHİR TÜRKMENOĞLU – BOR TAKSİ
LA HORA
MARTA CYWINSKA
İSTANBUL
YASEMIN GÜNALP
TÜRBAN
AKP DOSYASI
TABLE RAZ



Denemeler 1
şiirlerim 1
şiirlerim 2
şiirlerim 3
şiirlerim 4
şiirlerim 5
şiirlerim 6
şiirlerim 7
Ecrivez-nous :
poesie.soleil@wanadoo.fr

bor
24/06/04